Canción de Sevilla: Müziğin İki Kıyısı
Sevilla’dan doğan bir melodinin, Türk müziği ile Endülüs ruhu arasında nasıl duygusal bir köprü kurabileceğini ele alıyorum. Şehir, hafıza, makam ve tınıların ortak dili...
Sevilla’dan doğan bir melodinin, Türk müziği ile Endülüs ruhu arasında nasıl duygusal bir köprü kurabileceğini ele alıyorum. Şehir, hafıza, makam ve tınıların ortak dili...
“Kavuşmak Kaldı Rüya”, aşkı hasret, bekleyiş ve kavuşamama duyguları üzerinden ele alan hüzünlü bir Türk müziği eseridir. Bu yazıda eserin duygu dünyasını ve klasik...
Sebahatdin Kara imzalı “Ver Elini Bayram Ola” başlığından hareketle bayramın, el uzatmanın ve müzik aracılığıyla buluşmanın anlamına yakından bakıyorum.
“Güzel Ülkem Türkiye”, flütü merkezine alan ve Barok müziğin çok katmanlı anlatımından beslenen özgün bir enstrümantal bestedir. Bu yazıda eserin çalgı dünyasını, kontrpuan yaklaşımını...
Alya bajo la luna, ay ışığı, özlem ve Akdeniz sıcaklığını romantik bir anlatıda buluşturan özgün bir İspanyolca şarkı. Bu yazıda eserin duygusal dünyasını, Málaga...
Sevda Döner Oyuna, sözlerin doğal ritminden yola çıkarak 7/8 ölçüyle Karadeniz türkü havasını buluşturan özgün bir eser. Bu yazıda şarkının oluşum fikrini, ritmik yapısını...
Bakıdan Gəncəyə, 1920’lerin tarihsel kırılmalarından ilham alan kurmaca bir ayrılık hikâyesini Nihavend makamı ve Kafkas çalgılarıyla buluşturuyor.
İstanbul baharından doğan Bahar Gönlüme Düştü, Mahur ilhamını Rast makamının rengi ve çağdaş çok sesli bir dokuyla buluşturuyor.
İstanbul’un akşam rengiyle hasret duygusunu buluşturan İstanbul Akşamında, Kürdili Hicazkâr makamında yazdığım bir Türk sanat müziği eseridir.
Deux Vérités, güç ve gösterişin geçiciliğine karşı sevgi, müzik ve dansın birleştirici değerini öne çıkarıyor. Fransız bilinçli rap’i ile Kongo müziğinin enerjisini aynı düşünsel...
Ferahfeza makamının ifade dünyasını ve saz semâîsi formunun temel yapısını, eseri daha dikkatli dinlemeye yardımcı olacak bir yaklaşımla ele alıyorum.
Kaderse Kader, tren yolculuğunun imgeleri üzerinden yalnızlığı, hüznü ve hayatın geri dönmeyen akışını ele alan özgün bir Nihavend şarkıdır.